08 Kasım 2006

ANNESİNDEN DEFNE'YE


Gün geldi büyüdüm annemin küçük kızı olan ben evlendim ve küçük bir kıza sahip oldum. Onunla yaşamaya başlayınca hayatın anlamını bulduğumu en azından benim yaşama amacımın ne olduğunu anladım. Bir bebekle beraber büyümek ne demek, hayata başka açılardan bakabilmek ne demek, yaşama ve olaylara karşı duyarlı olmak ne demek öğrendim. Tüm bilmezliğimle geliştim, anladım, öğrendim. Sevmenin de nasıl oya gibi işlenebildiğini gün ve gün nasıl artabildiğini gördüm. Bebeğimi öyle sevdim öyle sevdim ki bir an geldi başka hiç bir şeyi öyle sevemeyeceğimi sandim. Ama çok yanılmışım ben hem de çok.

Güzel bir yaz günü hayatımdaki herşey yolundayken, küçük kızım ve eşimle mutlu mesutken bize katılmak üzere yola çıktığın haberini aldık. Bu öylesine şaşkınlık vericiydi ki. Süpriz sayılmazdın beklenti içindeydik zaten ama içimde yeniden canlı birşeyleri taşıdığımı öğrenmek şaşkınlıkla ve sonsuz bir sevinçle doldurmuştu içimi. Bu sefer ki bilmezliğin şaşkınlığı değil, bilmenin ve yaşayacağın güzelliklerin farkındalığının coşkunluğuydu daha çok. İçim öylesine kıpır kıpır olmuştu ki herkesle paylaşmak istedim bu durumu. Haykırmak istedim dünyaya sana hamile olduğumu. Kendimi öylesine güzel hissettim ki o gün sanki içimdeki tüm sevinç dışsal güzellik olarak yüzüme ve bedenime vurmuştu. Ben o gün herkesten herşeyden daha güzeldim. Çünkü yeniden anne olacaktım. Hayatımın parçası kızım gibi bir parça daha doğuracaktım. Onu sevecek sevecek sevecektim. O benim hayatımı güzelleştirecek, zenginleştirecekti. Ben de ona herşeyimi verecektim. Her şey çok güzel olacaktı.

Uçtu geçti hamilelik zamanları.Yeniden karnın büyümesi, içinde bir şeylerin kımıl kımıl olması, cinsiyet öğrenme heyecanları, rutin doktor kontrolleri, karnını öne çıkararak gururla gezmekler, hele ki o koca karınla gezerken bir elinde de başka bir küçüğün olması, insanların sana ilgi göstermesi. Üstelik bir de sağlıklı bir hamilelik geçiriyorsan mutluluğuna mutluluk katıyor. Hoş son aylarda bazı sıkıntılar yaşatmadın değil ama o ağrıları çektiğim için değil erken gelivermenden korktum. Daha içerdeki günlerini tamamlamadan dünya ile yüzleşmeni istemedim kuzucum. Bekle anneciğinin sıcacık karnında güvenle, sevgiyle... Bekle kavuşacağız yakında.

Doktorumuz bize doğum için gün seçin dediğinde 1 Martı seçmiştik sanki yeni bir ayın başlangıcı yeni bir hayatın başlangıcı için çok uygun olur gibi gelmişti. Kaç aylık olduğunu da hesaplamak kolay kolacaktı zaman içerisinde. Tanışacağımız o günün sabahı heyecan içerisinde uyandık hepimiz. Ben, baban, ablan, anneannen ve de babaannen. Sabahın köründe seninle buluşmak için Medipol hastanesinin yolunu tuttuk kafamızda tek bir düşünce yüreğimizde sevgiyle.

Getirdiler seni pembeler içinde, tıpkı 4 yıl 18 gün önce ablanın üstünde gördüğüm o kıyafetle. İstedim ki seninle yaşanmışlığı, özel bir önemi olan olan tulum içerisinde tanışalım. Sen bana baktın, ben sana baktım sonra bir de döndüm Ezgime baktım. Ben artık iki kızı olan bir anneydim, cennetimde gezmekteydim. Aldım seni kokladım, yanağını yanağıma dayadım, yumuşacık, pürüzsüz teninle tanıştım, kokunu taaa içime çektim, işte dedim işte bu benim yeni bebeğim.

Senin geldiğin ilk gün benim Ezgi’mden ayrı geçiriğim ilk gecem oldu güzelim. Yorgundum, mutluydum, gururluydum, seninleydim ama onsuzdum. Ve o da bensiz. Ama senin gelişin bizim için o kadar önemliydiki bunu sorgulamadan kabullendik ve hastanede geçen o iki gün dışında da kızlarım ve ben hiç ayrılmadık. Gün gelecek kendiliğinizden ayrılmak isteyeceksiniz benden biliyorum ama o güne kadar beraber dipdibe olmanın keyfini yaşamak istiyorum.

Aylar boyunca seni kucağımda tutarak seyrettim. Ne kadar güzel olduğunu, şirin olduğunu, benim olduğunu ve farklı olduğunu duyumsayarak. Ezgi ablanda ilk kez anne olmanın farklılığını yaşarken sen de ikınci kez anne olmanın güzelliğini, sakinliğini, bilmenin rahatlığını yaşadım. İlkinde bir bebeği anne olarak sevmeyi zamanla öğrenirken, sen de önceden tüm annelik duygularıyla donanmış, evlat ne demek bilen bir kadının sabrıyla, sevecenliğini yaşadım.

Ben aramıza katıldığın, bizi mutlandırdığın, o muhteşem gülüşünle canımıza can kattığın için çok ama çok müteşekkirim sana. Sen bana bir annenin başka hiç birşeyi yeterince sığdıramayacağını sandığı yüreğinin ne kadar da koskocaman olduğunu gösterdin. Senin geldiğin gün hatta geleceğinin haberinin geldiği gün benim kalbim 2 katına hatta 3 katına çıktı. Çünkü sizi ayrı ayrı sevmemin dışında birlikteliğinizin oluşturduğu o inanılmaz güç ancak sığıyor oraya. Biliyorum çok şanslıyım size sahibim, siz birbinize sahipsiniz ve hepimiz babanıza sahibiz. Defnecim aslında sen de çok şanslısın bizimle öyle mutlu olacaksın ki şaşıracaksın. Seni çok seviyorum küçük kuzum.

Hoşgeldin bebek hoşgeldin.

Annen Nükhet Dora
8 Kasım 2006

2 yorum:

-acemi aşçı- dedi ki...

Nükhet!
Ben bu yazıyı yeni okudum..
Seni daha, daha, daha da çok seviyorum arkadaşım.

Adsız dedi ki...

selam...görüşmeyeli çok uzun oldu...küçük hanımın resminide ilk defa görüyorum ve bayıldım kendisine.tıpkı ablası gibi minik bi prenses olmus.allah sizlere bagislasin ikisinide...
sebnem özge&sanem özgü
zübeyde